AKSU BELEDİYE BAŞKANI İSA YILDIRIM: "HAK, HUKUK, ADALET DEDİK; SÖMÜRGE BELEDİYESİNE DÖNDÜK!"

AKSU BELEDİYE BAŞKANI İSA YILDIRIM: "HAK, HUKUK, ADALET DEDİK; SÖMÜRGE BELEDİYESİNE DÖNDÜK!"


Gündem 15.01.2026 22:37:00 0
AKSU BELEDİYE BAŞKANI İSA YILDIRIM:

Aksu’da siyasetin deneyimli ismi İsa Yıldırım ile CHP’den AK Parti’ye geçiş sürecinin perde arkasını, Büyükşehir Belediyesi ile yaşanan "protokol" krizini ve Aksu’nun geleceğini konuştuk. Yıldırım, "Biz sadaka değil, Aksu halkının gasp edilen haklarını istedik" diyor.

      Soru: Uzun yıllardır siyasetin içindesiniz. 2024 seçimlerinden sonra Aksu’da nasıl bir tablo devraldınız?
İsa Yıldırım: Göreve geldiğimizde öncelikle geçmişin yüküyle, yani yaklaşık 170 milyon TL’lik bir borç stoğuyla karşılaştık. İlk hedefimiz rasyonel bir mali disiplin sağlamaktı. Kısa sürede tüm borçlarımızı tasfiye ettik; şu an esnafa, SGK’ya veya devlete tek kuruş borcu olmayan, bütçesinde 300-400 milyon TL kaynağı bulunan bir belediyeyiz. Tasarrufu merkeze alarak belediyeyi kurumsallaştırdık. Ancak bizi asıl yoran, belediyenin belini büken yapısal bir adaletsizlikti.
      "Yok Edici Bir Protokol: Aksu Sömürülüyor"
      Soru: Bahsettiğiniz bu yapısal adaletsizlik tam olarak nedir?
      İsa Yıldırım: Geçmişten gelen ve Aksu’yu adeta bir "sömürge ilçesi" haline getiren bir protokol var. Altıntaş, Güzelyurt ve Kemerağzı gibi mahallelerimizin ruhsat, iskan ve parsel gelirleri doğrudan Büyükşehir Belediyesi’ne akıyor. 14 bin dönümlük bir alandan bahsediyoruz; yaklaşık 15-20 milyar TL’lik bir devasa gelir! Türkiye’de tüm gelir kalemlerini Büyükşehir’e kaptıran ikinci bir ilçe yok. Bu, Aksu Belediyesi’ni mali açıdan disfonksiyonel hale getiren, yok edici bir protokoldür.
      "3 Kamyon Asfaltı Bile Çok Gördüler"
      Soru: Peki, bu devasa gelire karşılık Büyükşehir’den hak ettiğiniz hizmeti alabildiniz mi?
      İsa Yıldırım: Maalesef koca bir hayır. Bırakın yatırımı, rutin hizmetlerde bile yalnız bırakıldık. Bir yama çalışması için 3 ay boyunca 3 kamyon asfalt istedim; "malzeme yok, ihale yok" diyerek geri çevirdiler. 20 milyar liralık gelirimizi alıyorlar; temizliği biz yapıyoruz, yolu biz açıyoruz, kamulaştırma bedelini biz ödüyoruz. Bu bir hizmet asimetrisidir. Muhittin Başkan’a defalarca çıktık, "Gelirini aldığınız bölgeye neden bakmıyorsunuz?"dedik ama sonuç alamadık.
      "Genel Merkez Çözüm Üretemedi"
      Soru: Bu durumu CHP Genel Merkezi’ne taşıdınız mı?
      İsa Yıldırım: Bizzat Sayın Özgür Özel ve Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek ile görüştüm."Haklısın" dediler ama Muhittin Başkan’a söz geçiremediler. "Mahkemeye vereceğim" dediğimde "İki CHP’li belediye karşı karşıya gelmesin, biz çözeceğiz"diyerek bizi oyaladılar. Sokaklarda "Hak, Hukuk, Adalet"diye slogan atanların, kendi belediyeleri arasındaki bu etik dışı sömürüye sessiz kalması benim için bir kırılma noktası oldu. Aksu halkı bize "Yumruğunu masaya vur, hakkımızı al" diye oy verdi; biz bu sessizliğe ortak olamazdık.
      Soru: Sizi istifaya ve saf değiştirmeye iten asıl motivasyon neydi?
      İsa Yıldırım: Bir yanda Muratpaşa, Konyaaltı gibi ilçeler ekonomik krizle boğuşurken, biz tüm gelirlerimiz elimizden alınmasına rağmen borçsuz belediye yönetiyoruz. Ama bir yere kadar. Halkımıza kreş, yol, hizmet sözü verdik. Gelirimiz Büyükşehir’e giderken bu sözleri tutamamanın ontolojik ezikliğini hissetmeye başladım.
Onurlu bir siyasetçi sözünün esiridir. Muhittin Böcek’in kişiselleşmiş öfkesi ve şımarıklığı yüzünden Aksu’nun geleceğinin karartılmasına izin veremezdim. Biz adalet aradık, bulamadık. Bize bu zulmü yapan AK Partili bir bürokrat değil, kendi partimizin büyükşehir belediye başkanıydı. Bu adaletsizlik sarmalından çıkmak ve Aksu’ya hizmet getirebilmek adına radikal bir karar almak zorundaydık.

      Soru: Büyükşehir ile yaşanan gelir tartışmasında son durum nedir? Beş mahallenin geri alınması süreci nasıl işledi?
      İsa Yıldırım: Ciddi bir direnç ve mücadele neticesinde beş mahallemizin dördünü; yani Güzelyurt, Mandırlar, Kemerağzı ve Karaçalı’yı geri almayı başardık. Ancak Altıntaş hâlâ bir kara delik gibi bekliyor. Altıntaş’taki gelirler doğrudan Aksu Belediyesi’nin hakkıdır. Düşünün ki bölge gelişmiş, değerlenmiş; ancak yedi yıldır ne altyapı var ne de düzgün bir yol. Müteahhitler, müşterilerini lüks dairelere çamur ve taş yığınları arasından geçirerek götürüyor. Bu sadece bir yönetim zafiyeti değil, aynı zamanda bir vizyon kuraklığıdır.
      Soru: Büyükşehir’in "gelir alıyoruz ama hizmet de götürüyoruz" savunması sahada karşılık buluyor mu?
      İsa Yıldırım: Sahada karşılığı olan tek şey toz ve çamur. Büyükşehir’in 70 milyar liralık bütçesi var, bizim ise kısıtlı imkânlarımız. Biz buna rağmen Güzelyurt’ta kenti ayağa kaldıracak çalışmaları başlattık. Onlar milyarlarca lira iskan ve ruhsat geliri elde ederken, bölgeye bir milyar liralık yatırım bile yapmadılar. Menderes Türel döneminde büyük mücadelelerle, yasalarla çözülen o "mezarlık" görünümlü araziler bugün şehre kazandırıldı ama Büyükşehir bu mirası yönetemedi. Altıntaş’taki sel drenaj kanallarını bile açmaktan aciz bir yönetimle karşı karşıyayız.
      Soru: Yaşanan bu tıkanıklığı Muhittin Böcek ile aranızdaki kişisel bir gerilime mi bağlıyorsunuz?
      İsa Yıldırım: Ne yazık ki evet. Bir meclis toplantısında kendisine yönelik eleştirilerimden sonra meseleyi şahsileştirdi. Ancak devlet yönetimi kinle, öfkeyle değil; adalet ve liyakatle icra edilir. Siz geliri alıyorsanız, o hizmeti vatandaşın ayağına götürmeye mecbursunuz. Halk Muhittin Böcek’e değil, bize oy verdi; faturayı da bize kesiyor. Vatandaş gelip haklı olarak "Yumruğunu masaya vur, hakkımızı al" diyor. Biz bu isyanın sesi olmak zorundaydık.
      "Zulmü AK Parti Değil, Kendi Partim Yaptı"
      Soru: Sizi istifaya ve saf değiştirmeye iten "kırılma noktası" tam olarak neresiydi?
      İsa Yıldırım: Bu bir adalet arayışıdır. Kendi partinizden bir belediye başkanı, ekonomik olarak daha zayıf bir ilçe belediyesini eziyor ve genel merkez buna seyirci kalıyorsa orada "Hak, Hukuk, Adalet" sloganları boşlukta kalır. Bakınız, bana Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ya da herhangi bir AK Partili bakanın bir zararı dokunmadı. Gelirlerimize el koyan onlar değildi. Bizi vatandaşın önünde hizmet edemez hale getiren, bize bu bürokratik zulmü reva gören bizzat Cumhuriyet Halk Partisi’nin büyükşehir yönetimi ve bu düğümü çözemeyen genel merkezidir.
Bu paradoksun içinde yok olmaktansa, Aksu’nun haklarını savunmak adına bir yol ayrımına girdik. Bizim tercihimiz şahsi değil, tamamen Aksu’nun geleceğiyle ilgili bir istikbal mücadelesidir.

      "Onurlu Siyasetçi Sözünün Esiridir"
      Soru: Büyükşehir ile yaşanan bu krizin psikolojik ve siyasi faturası ne oldu?
      İsa Yıldırım: Bir günde çözülebilecek teknik bir problem için tam bir buçuk yıl boyunca adeta yalvardık. Biz bu halka söz verdik; istihdam dedik, proje dedik, kalkınma dedik. Ancak gelirlerimiz Büyükşehir’e hapsedildiği için halkın karşısında verdiğimiz sözleri tutamaz hale getirildik. Onurlu bir siyasetçi için vaadini yerine getirememek, taşınması en ağır yüktür. Bu süreç bende ciddi bir psikolojik aşınma yarattı. Muhittin Böcek’in şahsi hırsları ve yönetimdeki keyfiyeti yüzünden bir ilçenin hakkı gasp ediliyorsa, orada "Hak, Hukuk, Adalet"demek içi boş bir slogandan ibarettir. İstifam, bu sistematik adaletsizliğe karşı bir vicdan isyanıdır.
      "Parti İçi Kaos Hizmetin Önüne Geçti"
      Soru: Parti içi kongre süreçlerinde de ciddi eleştirileriniz oldu. Orada ne gözlemlediniz?
      İsa Yıldırım: Belediye başkanlarının tutuklandığı, ekonomik krizin derinleştiği bir dönemde kongre telaşına düşmeyi yanlış bulduğumu yüksek sesle dile getirdim. İl başkanlığı toplantısında, "Gelin, AK Parti’nin yaptığı gibi konsensüs sağlayalım, tek adayla gidelim ve seçmeni birbirine düşürmeyelim" dedim. Kavganın olduğu yerde bereket olmaz. Ancak önerilerim karşılık bulmadı. İnsanların birbirine hakaret ettiği, delege hesaplarının yapıldığı o kaos ortamı, belediyelerin asıl odaklanması gereken "hizmet" misyonunu gölgeledi.
      Soru: Kongre sürecinde "Bozkurt selamı" üzerinden size ve ekibinize yönelik dışlayıcı bir dil kullanıldığı iddia edildi. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
      İsa Yıldırım: Bu, tam bir siyasi miyopluktur. İlçe başkanı seçilebilmek uğruna, "Biz hiç Bozkurt selamı yapmadık" diyerek bu ülkenin kadim değerlerini ve bir kesimin sembollerini küçümsemeye kalktılar. Ergenekon’u, Türk mitolojisini ve bu halkın genetik kodlarını bilmeyen bir anlayışla "herkesin partisi"olamazsınız. Bir partinin kapsayıcı olması için; Kürt’ün, Türk’ün, Alevi’nin, Sünni’nin ve evet, Ülkücü’nün de aidiyet hissetmesi gerekir.
      Soru: Bu ifadeler doğrudan size ve geçmişte İyi Parti’den gelen meslektaşlarınıza bir mesaj mıydı?
      İsa Yıldırım: Kesinlikle. Sadece bana değil, karşı adaylara da yapıldı. "Ben partinin öz evladıyım, onlar dışarıdan geldi" imajı yaratarak delegeyi konsolide etmeye çalıştılar. Makamını korumak için ideolojik bir sınıflama yaratanlar, CHP’yi geçmişteki %20’lik dar alanına hapsetmeye başladılar. Antalya’da seçimi sadece CHP oylarıyla mı kazandık? Hayır. Her kesimin teveccühüyle o koltuklara oturuldu. Ancak bugün gelinen noktada, liyakatin yerini dar kadroculuk, hoşgörünün yerini ise dışlayıcı bir "öz evlat" söylemi almış durumda.
      "Antalya’da Bir Mini Diktatörlük İnşa Edildi"
      Soru: Antalya siyasetinde Muhittin Böcek isminin ağırlığı çok tartışılıyor. Siz bu yönetişim biçimini nasıl tanımlıyorsunuz?

 

İsa Yıldırım: Maalesef Muhittin Böcek, 30 yıllık siyaset yapmanın getirdiği bir iktidar sarhoşluğu içerisinde. Demokrasi, liyakat, hoşgörü ve "herkesin başkanı olma" profilinden tamamen uzaklaşmış durumda. "Ben ne dersem o olur" anlayışıyla Antalya’da adeta bir mini diktatörlük oluşturuldu. Bu otoriter yaklaşımın faturası ise Aksu’ya kesildi. Aksu, Büyükşehir’in bir nevi "sömürge ilçesi" haline getirildi. Gökhan Zeybek’in de olduğu masalarda yüzüne söyledim: "Kepez’in, Muratpaşa’nın parseline, ruhsatına dokunmuyorsun da neden sadece Aksu’nun gelirlerine çöküyorsun?" diye sordum.
      Soru: Bu sorularınıza nasıl bir karşılık aldınız?
      İsa Yıldırım: Karşılık değil, sessizlik ve baskı aldık. Ben sadaka değil, Aksu halkının hakkını istedim. Ancak bu taleplerimiz neticesinde Aksu tamamen "kırmızı kalemle" çizildi. Bir yanda halka verdiğimiz kreş, yol ve hizmet sözleri var; diğer yanda tüm kaynakları kurutulmuş bir belediye. Eğer bu mücadeleyi vermeseydim, halk "İsa Yıldırım yaşlanınca enerjisini kaybetmiş, boş çıkmış" diyecekti. Siyasi kariyerimi ve onurumu korumak adına, adeta bir Kurtuluş Savaşı başlattım. Ya bu haksız düzene boyun eğip yok olacaktım ya da rest çekip Aksu’nun haklarını alacaktım. Ben onurlu yaşamayı seçtim.
      

Soru: Bu mücadelede önceki  partiniz CHP’den  veya meclis üyelerinizden destek gördünüz mü?

İsa Yıldırım: İşte işin en acı kısmı burası. Bir timsah bir maymunu yerken, diğer maymunlar ağaçtan o avlanma anını sadece seyreder ya; Aksu sömürülürken diğer CHP’li belediye başkanları, il başkanı ve hatta kendi meclis üyelerim sadece seyretti. Antalya’da korkunç bir"Muhittin Böcek korkusu" hakim. Kimse çıkıp da"Başkan, biz bu adama bizi ez diye mi oy verdik?"diyemedi. Fikirlerini söyleyebilecek cesur insan kalmamış; herkes bir baskı ve otosansür mekanizmasıyla susturulmuş durumda.
      Soru: Diğer ilçe belediyeleri de benzer gelir kayıpları yaşıyor mu? Onlar neden ses çıkarmıyor?
      İsa Yıldırım: Sadece Aksu değil; Serik, Korkuteli, Döşemealtı, Konyaaltı... Hepsi aynı sarmalın içinde. Su geliri, taşımacılık, ilan-reklam, İller Bankası payları... Her ilçeden her ay milyonlarca lira kesilip Büyükşehir’e gidiyor. Karşılığında ne alıyorlar? Kocaman bir hiç!Tüm belediye başkanları aslında isyan noktasında ama çekiniyorlar. Partiyle karşı karşıya gelmemek için susmak zorunda kalıyorlar. Menderes Dal birkaç kez denedi ama hemen "Aman sus, konuşma" diye uyarılarak susturuldu. Bizimki bir çoban ateşiydi; bu adaletsizliğe karşı yükseltilen en net sesti.
      Soru: Büyükşehir Belediyesi’nin sahadaki çalışmalarını, özellikle ASAT’ın projelerini nasıl gözlemliyorsunuz?
      İsa Yıldırım: Ortada çok net bir yönetim zafiyeti ve teknik beceriksizlik var. Altıntaş’ta 1 kilometrelik su borusu döşemek için o yolu 3 ay boyunca kapalı tuttular. İnsanlara resmen eziyet çektirdiler. Oysa bu işin kuralı bellidir; ihaleyi alan şirkete takvimi koyarsınız, gerekirse 20 personelle 15 günde o işi bitirtirsiniz. Takvimsiz, denetimsiz iş yaparsanız bir kepçe, bir personel aylarca orada gezer durur. Vatandaş da tozun, çamurun, trafiğin içinde perişan olur.
      

Soru: Önceki dönemler ile kıyasladığınızda ne gibi farklar görüyorsunuz?
      

İsa Yıldırım: Menderes Başkan döneminde bir vizyon vardı; şantiyelerin başına saat koyulurdu. Vatandaş o işin 20 günde biteceğini bilir, geri sayımı takip ederdi. Şimdi ise tam bir belirsizlik hakim. Bugün Altıntaş’a gidin, yapılan asfaltın kalitesine bakın. Arabayla giderken dalgalanmadan dolayı titriyorsunuz. Bir tarafta Türel’in yaptığı "kaymak gibi" asfalt, diğer tarafta bugünkü yönetimin "dalgalı" yamaları... İnanmayan gitsin kendi gözüyle görsün. Şirket parayı alıp gidiyor ama ortada nitelikli bir iş yok. Milletin parasına yazıktır.
      

Soru: AK Parti’ye geçişiniz kamuoyunda "kendini kurtarma çabası" olarak yorumlandı. Bu iddialara ne diyorsunuz?
      

İsa Yıldırım: Allah’a şükür bizim ne hırsızlığımız var ne yolsuzluğumuz. Eğer yolsuzluk yapıyor olsaydık, göreve gelir gelmez belediyenin tüm borçlarını bitirebilir miydik? Tüm araç filosunu komple yenileyen, ilçeler arasında en çok asfalt döken, sağlık hizmetlerini evlere kadar götüren tek belediyeyiz. Hırsızlık yapan adam bu hizmetleri yapamaz. Bu iddialar, başarımızı gölgelemek için atılan ideolojik çamurlardır. Eğer bir "kurtulma"derdim olsaydı, belediye başkanlarının tutuklanmaya başladığı bir yıl önce bu adımı atardım. Benim derdim Aksu’dur, hizmettir.
      

Soru: CHP’den kopuşunuzdaki temel hayal kırıklığı neydi?
      

İsa Yıldırım: Biz CHP’yi "aydınların, akademisyenlerin, Türkiye’yi düzeltecek ulusalcıların partisi" sanarak geldik. Ama gördük ki; bırakın Türkiye’yi, bir belediyeyi yönetecek tecrübe ve beceri bile kalmamış. Eski CHP kültürü yok edilmiş. Bugün CHP’nin Atatürk ile bağı sadece sembolik düzeyde. Atatürk ne der?"Başarısızlığa gerekçe olamaz." Bir Atatürkçü, mazeret üretmez, başarılı olur.
      

Soru: Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin son dönemini nasıl özetlersiniz?
      

İsa Yıldırım: Antalya’nın modern tarihinde iki isim öne çıkar: Cam Piramit, Otogar ve raylı sistemin temelleriyle Hasan Subaşı; kenti gerçek bir dünya şehri yapan devasa projeleriyle Menderes Türel. Peki, 7 yıldır görevde olan Muhittin Böcek’in bu kente bıraktığı tek bir anıtsal eser var mı? Bana bir tane altgeçit, üstgeçit veya vizyon proje gösterin. Sadece boyası dökülen eski projeleri boyuyorlar. 15-20 milyar gelir elde ettiğiniz Aksu’ya zerre hizmet vermemek adalet değildir, vicdan tutulmasıdır.
AK Parti’ye geçtikten sonra nasıl bir fark gördünüz?

      Aksu Belediye Başkanı:
      CHP’de rahattık çünkü kimse karışmıyordu. AK Parti’de huzurum kaçtı çünkü çok çalışıyorlar. Cumartesi, pazar yok. Gece gündüz çalışıyorlar. Bakanlar sahada, teşkilatlar sahada. Biz tempo tutmakta zorlanıyoruz.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Bizim CHP’liler yatağında uyurken Ankara’dan sabahın köründe Antalya’ya gelen, problem çözmek için sahada olan insanlar var diyorsunuz. Bu tempoya ayak uydurmak zor olmuyor mu?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Çok zor oluyor. Adamlar hiç durmuyor. Alanya yolu bir taraftan başladı, Konyaaltı’nda hastane, Aksu’da hastane, Manavgat’ta hastane… Yeni yollar, büyük projeler… Hepsi aynı anda yürüyor.
Bizim yaş 57, bazı sağlık problemlerimiz var. İnsülin, karaciğer rahatsızlığı… Ayak uyduramıyoruz ama adamlar çok çalışıyor. Daha iki ay oldu, şimdiden çok yorulduk.

      Gazeteci Selami Şahin:
Peki bu yorgunluğa değiyor mu?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Başarıya ulaştığın zaman değiyor. Şimdi Konak Mahallesi’nin imarı bitiyor, ruhsat gelirleri başlayacak. İnsanlar bina yapmaya başlayacak. Yeni yollar, kültür merkezi, imara açılacak alanlar…
Bugün 700 milyon olan bütçemizin yarın 6-7 milyara çıkacağını hayal ediyorum. 500 personel çalışıyorsa yarın 2 bin kişi çalışacak. Bu hayal bizi ayakta tutuyor.

      Gazeteci Selami Şahin:
      AK Parti’nin bugün geldiği noktayı nasıl görüyorsunuz?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Ben AK Parti’nin ilk dönemlerini yaşadım. O zamanlar bu kadar donanımlı değildi. Şimdi bakanlıkları geziyorum; müdürler, genel müdürler, daire başkanları konuya çok hâkim.
Cumhurbaşkanımız 23 yılda çok güçlü bir kadro kurmuş. Bürokrasi artık çok çözümcü. Eskiden anlatmaya çalışıyorduk, şimdi onlar bize çözüm yolunu gösteriyor.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Çevre Bakanı Murat Kurum’la görüşmenizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Müthiş bir enerjisi var. Antalya’da Expo alanında COP31 ile ilgili 3 saatlik toplantı yaptık. Ulaşımdan güvenliğe, otoparktan altyapıya kadar her şey masaya yatırıldı.
      Aksu’nun sorunlarını anlattım. Havalimanı-Kadriye bağlantı yolu, Mandırlar-Karaçalı-Kundu hattı gibi projeler konuşuldu. Ayrıca Aksu Belediyesi’ne çöp kamyonu, konteyner gibi destekler sözü verildi.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Belediyede bugüne kadar hangi hizmetleri yaptınız?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Çöp dolum tesisimizi kurduk. Eskiden kamyonlar 2-3 saat yol yapıyordu, şimdi burada tırlara aktarılıyor. Zamandan, yakıttan ve personelden tasarruf ediyoruz.
      Araç filomuzu tamamen yeniledik. Hasta nakil araçları aldık. Evden hastaneye, hastaneden eve ücretsiz taşıma yapıyoruz.
      Gıda yardımları düzenli olarak ulaştırılıyor. Evi yananın evini yapıyoruz. Kimseyi rencide etmeden yardım ediyoruz.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Belediyeyi kurumsallaştırma konusunda ne durumdasınız?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Kurumsallık çok önemli. Belediye kurumsal olmazsa manuel araba gibi olur. Biz sistemi otomatiğe bağlamak istiyoruz.
      Personel kendi görevini bilir, proje üretir hale gelsin istiyoruz. İnşallah 3 ay sonra Antalya’nın en kurumsal belediyelerinden biri olacağız.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Kendinizi artık usta bir belediye başkanı olarak görüyor musunuz?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Ustalık iddiasında bulunmam. İlmin de ustalığın da sınırı yoktur. Ama hayal gücüyle belediyecilik yapan bir insanım.
      Yeşil şehir, yatay mimari, geniş yollar, huzurlu kent hayal ediyorum. Ağaç bizim için çok önemli. Belediye binamızın önünü portakal ve zeytin ağaçlarıyla donattık. Akdeniz’in ruhunu yansıtıyoruz.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Son olarak Aksu halkına ne söylemek istersiniz?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Biz bu şehri büyüteceğiz. Kreşler, düğün salonları, yaşlı bakım evi, asfalt plentleri, halk ekmek fırını…
      Adım adım ilerleyeceğiz. Kimseye boş hayal satmıyoruz.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Emlak gelirleriyle belediye çarkı dönmez diyorsunuz. O zaman sağlıklı bir belediyecilik için ne yapılması gerekiyor?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Emlak parasıyla belediye dönmez. Belediyeciliği devlet aklıyla yapmanız gerekir, siyasi akılla değil. İhtiyaç varsa personel alırsınız. Ama “oy alırım” diye ihtiyaç olmayan personeli alırsanız maaşını ödeyemez hale gelirsiniz, sonra da işten çıkarmak zorunda kalırsınız.
Biz kararlarımızı oy kazanmak için değil, 5 yıl sonra“başarılı bir belediye başkanıydı” densin diye alıyoruz. Geçmişte nasıl “Emniyet Müdürlüğü binasını İsa yaptı, belediye binasını İsa yaptı, okulları yaptı, camileri yaptı” diye konuşulduysa, yine böyle konuşulsun diye çalışıyoruz.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Bu anlayışın size sandıkta da karşılığı oldu sanırım.

      Aksu Belediye Başkanı:
      Evet. CHP’nin oylarını Aksu’da %20’den %55’e çıkardık. Şimdi de insanlar “İsa dönemi geldi” desin diye çalışıyoruz.
      “Allah razı olsun belediyeden, nenemizi sedyeyle alıp hastaneye götürüyorlar, tedavisini yaptırıp evine bırakıyorlar” desinler istiyoruz. Biz bu sesi duymak için çalışıyoruz.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Evde sağlık ve fizik tedavi hizmetleri de veriyorsunuz. Bu proje nasıl başladı?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Gariban bir vatandaşın her gün hastaneye gidip fizik tedavi olması mümkün değil. Biz dedik ki hastaneye gitmeyin, biz evinize gelelim. Evde fizik tedavi yapıyoruz. Yakında belediye bünyesinde sağlık merkezi de kuracağız. Vatandaşımız orada da sağlık hizmeti alabilecek.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Kadın istihdamı için de kreş projeleriniz var.

      Aksu Belediye Başkanı:
      Çocuğu olan bir annenin çalışması çok zor. Bakıcı parası maaşından fazla. Biz kreş açıyoruz. Anne sabah çocuğunu bırakacak, akşam alacak. Kadın çalışacak, eve iki maaş girecek. Biz annenin bakıcısı olacağız.
      Kimsesi olmayan yaşlılarımız için de yaşlı bakım evi kuracağız. Onlara kendi anne babamız gibi bakacağız.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Sosyal belediyeciliği güçlendirdiğinizi söyleyebilir miyiz?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Kesinlikle. Anne baba duası alan bir çocuğun sırtı yere gelmez.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Millet lokantası projeniz de büyük ilgi görüyor. Ne aşamada?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Kaymakamlık binasının karşısında millet lokantamızı açtık. Şu an faaliyette. Dört çeşit yemek 120–130 liraya veriliyor. Memurlar, öğrenciler, vatandaşlar çok memnun. Bunu diğer mahallelere de yayacağız.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Esnafa zarar vermemesi için nasıl bir denge kuruyorsunuz?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Biz ev yemekleri yapıyoruz. Aksu’nun simgesi olan köfte-piyaz bizde yok. Onu yine esnaf yapacak. Fakiri de düşünmek zorundayız. 1000 liraya köfte yiyemeyen vatandaş 120 liraya burada karnını doyurabiliyor.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Sahil projeleriniz de var. Halk plajı ne durumda?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Şu an dört plajımızda hizmet veriyoruz. Esas büyük projemiz Kumköy Halk Plajı. 2 kilometrelik alanı belediye bünyesine alıyoruz. Gerekirse 4 kilometreye çıkaracağız.
      Doğayı bozmadan, betonlaşmadan, ahşap yapılarla, caretta caretta üreme alanlarını koruyarak Antalya’nın en güzel halk plajını yapacağız.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Mesire alanı projeniz de var.

      Aksu Belediye Başkanı:
      Havalimanının karşısında mesire alanımız var. Teslim alır almaz kafe, restoran, çocuk oyun alanları yapacağız. Aileler gelip vakit geçirecek. Gençlerimiz burada çalışacak, istihdam oluşacak.

      Gazeteci Selami Şahin:
      İşsizlik Aksu’nun en büyük problemi mi?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Evet. Vatandaşın en büyük talebi iş. Ama gelişi güzel personel alamayız. Önce tesisleri kuracağız, sonra kademe kademe personel alacağız. O tesislerin gelirleriyle maaşları ödeyeceğiz. Yoksa belediye batar.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Belediyede kurumsallaşma konusunda ne durumdasınız?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Artık sistem otomatik çalışıyor. Vatandaş müdüre ulaşır, sorun çözülür. Bana gelmesine gerek yok. Araç sayımız 120’den 300’e çıktı. Kepçe sayımız 2’den 67’ye çıktı. Fen işleri aynı anda 67 noktada çalışabiliyor.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Bugün tüm Aksu halkı karşınızda olsa ne söylemek isterdiniz?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Belediye başkanının görevi şehri geliştirmektir. İmarı çözmektir, yolları yapmaktır, şehri büyütmektir. Vatandaş belediye başkanını serbest bırakmalı. “Bırak adam çalışsın” demeli.
      Düğün, cenaze, mevlit gezmek belediyecilik değildir. Dünyanın hiçbir yerinde siyasetçiler böyle yapmaz. Belediye başkanını rahat bırakacaksınız ki düşünsün, proje üretsin, şehri büyütsün.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Vatandaştan biraz sabır mı bekliyorsunuz?

      Aksu Belediye Başkanı:
      Kesinlikle. Belediye başkanını düğününe geldiği için değil, hizmet ettiği için sevmek lazım. Benim derdim Aksu’nun geleceği. Köylü kazansın, şehir kazansın, belediye kazansın.

      Gazeteci Selami Şahin:
      Son olarak…

      Aksu Belediye Başkanı:
      Belediye başkanının yakasını bırakın, çalışsın. Şehir kazansın, halk kazansın.
      Milleti yaşat ki devlet yaşasın anlayışıyla, fakirin fukaranın yanında olmaya devam edeceğiz.

Müge Anlı’da şok iddialar: Hediyeler, paralar, yalanlar Keçiborlu’nun Aydoğmuş Köyü'nde 04 Aralık tarihinde vahşice katledilen Ferdi Özdemir cinayeti ile ilgili somut bir gelişme henüz yok.
AKSU BELEDİYE BAŞKANI İSA YILDIRIM: "HAK, HUKUK, ADALET DEDİK; SÖMÜRGE BELEDİYESİNE DÖNDÜK!" AKSU BELEDİYE BAŞKANI İSA YILDIRIM: "HAK, HUKUK, ADALET DEDİK; SÖMÜRGE BELEDİYESİNE DÖNDÜK!"
Kaş-Kınık, Demre ve Kumluca İçin Don Uyarısı Antalya’nın Kaş-Kınık, Demre ve Kumluca ilçelerindeki üreticiler için de don uyarısı yapıldı.
Turgut’tan Yeni Nesil Oda Mesajı Isparta Ticaret ve Sanayi Odası (ITSO) Başkan Adayı, Yaprak Tarım sahibi iş insanı Aladdin Ünal Turgut, seçim çalışmaları kapsamında sanayi ziyaretlerini sürdürüyor.
Dostluk yolu’nda hedefe yaklaşılıyor: Yüzde 65 tamamlandı Isparta–Burdur arasındaki en kısa güzergâh olacak Dostluk Yolu’nda çalışmaların yüzde 65’i tamamlandı. 2026’da bitirilmesi planlanan projeyle yol 21 kilometreden 14 kilometreye, ulaşım süresi ise 16 dakikadan 8 dakikaya düşecek.