Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Çevikol Tuncer, şahsı ve ailesi hakkında yapılan haberlerin tamamen asılsız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu belirterek, bu girişimlerin kamuoyunu yanıltmayı ve kendisini yıpratmayı hedeflediğini ifade etti.
Tuncer, yaptığı yazılı açıklamada, kamuoyunu manipüle etmeye yönelik bu tür yayınların hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını belirtti:
“Son günlerde bazı basın ve yayın organlarında şahsım ve ailemin mal varlığı hakkında yapılan haberler tamamen asılsız ve kötü niyetlidir. Kamuoyunu yanıltarak şahsımı hedef alan ve yıpratmayı amaçlayan bu yayınlar asla gerçeği yansıtmamaktadır.”
Savcılığa Suç Duyurusu, Tazminat Davası Açıldı
Cansel Çevikol Tuncer, söz konusu yayınlarla ilgili hukuki sürecin başlatıldığını açıkladı. Kendisini hedef alan haberlerin kişisel verilerin hukuka aykırı şekilde elde edilmesi ve gerçeğe aykırı şekilde kamuoyuna servis edilmesi üzerine inşa edildiğini söyleyen Tuncer, bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu, ayrıca ilgili kurumlara şikayetler yapıldığını ifade etti.
Açıklamasında, “Yasal süreç tarafımızca titizlikle takip edilmektedir. Kamuoyunun bu tür mesnetsiz açıklamalara itibar etmemesini önemle rica ederim” diyen Çevikol Tuncer, bu haberlerin yalnızca kişisel itibarını değil, aynı zamanda Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal itibarını da hedef aldığını vurguladı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Cansel Çevikol Tuncer, hakkında çıkan haberleri “asılsız ve kötü niyetli” diyerek yalanlasa da kamuoyundaki tartışmalar dinmiyor.
Tuncer, yaptığı yazılı açıklamada şahsı ve ailesiyle ilgili iddiaların tamamen gerçek dışı olduğunu, yasal sürecin başlatıldığını duyurdu. Ancak bazı çevreler, “suç duyurusu ve tazminat davası açılması, iddiaların gölgesini ortadan kaldırmaya yetmez, kamuoyuna net bir açıklama yapılmalı” görüşünde.
Kamuoyunda, Tuncer’in yalnızca iddiaları reddetmekle yetinmeyip, somut belgeler ve mal varlığına ilişkin detaylı açıklamalar yapması gerektiği yönünde yoğun talepler var. “Eğer ortada hiçbir sorun yoksa, kamuoyunun güveni için en doğru yol şeffaflıktır” diyen muhalif çevreler, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin kurumsal itibarının korunması için de bu adımın elzem olduğuna dikkat çekiyor.
Tuncer, söz konusu haberleri bir “algı operasyonu” olarak nitelendirse de, bazı siyasi ve bürokratik çevreler bu yaklaşımın gerçeğin üzerini örtmeye yönelik bir yöntem olduğunu savunuyor. Özellikle belediyedeki üst düzey görevlerde bulunan isimlerin toplum nezdinde hesap verebilirlik ilkesine daha fazla riayet etmesi gerektiği hatırlatılıyor.
Antalya’da gündemden düşmeyen bu tartışma, “iddialar asılsız mı, yoksa üzeri kapatılmak mı isteniyor?” sorusunu beraberinde getirdi. Önümüzdeki günlerde kamuoyuna daha net bilgiler sunulmazsa, tartışmaların büyüyerek devam etmesi bekleniyor.