Samet Memiş


3 HARFLİ MARKETLER MİLYONLARI İNDİRDİ CEBE

3 HARFLİ MARKETLER MİLYONLARI İNDİRDİ CEBE


Dün ayçiçek yağı için kopan hengamede insanların nasıl bir endişe, korku içinde yağ almak için birbirini ezdiğini gördük. 

O kadar çok korkmuşlardı ki; sanki bir daha yağa ulaşamayacaklardı.  Türkiye'de gıda sektörünün önemli bir ölçüsünü elinde bulunduran  halk arasındada 3 harfliler olarak bilinen A101, ŞOK, BİM, MİGROS,,, gibi marketlerde yağ stokunun yapıldığı görüntüler ve yağ karaborsaya girecek söylentileri Vatandaşlarımızı bir hayli korkuttu.

Birçok kişi marketlere akın ederek 10-20 daha fazla paralarla 5-6 teneke, bidon yağ aldı. Evlerine stokladı.

Dedikodulardan ibaret bu girişimle yine bu marketler ülke genelinde milyonları yine cebe indirdi. Çiçeği burnunda Tarım ve Orman Bakanımız Sayın Prof. Dr. Vahit Kirişiçi bu durumdan ibaret açıklama yaparak; dedikodulara itibar edilmemesini istedi.
Bakan Kirişçi; 
Ayçiçek yağı gibi temel gıda ürünlerinde yeterli stok bulunmadığı yönünde paylaşılan bilgiler doğru değildir. Gerekli tedbirler alınmıştır. Ülkemizin yeterli miktarda ayçiçek yağı stoku bulunmaktadır. Asılsız iddialara itibar etmeyin. Endişe edilecek bir durum söz konusu değildir.

Sayın Bakanın bu açıklaması, rızkından korkanlara rahat bir nefes aldırdı. 
Ne olduda insanlar bu kadar korkuyor oldu. 

Ezelde rızıkların üzerlerine, kime ait olduğu yazılmıştır. Bir kimse Hindistan’da, Afganistan’da veya Bağdat’ta olabilir. Allah bizi yaratmadan önce rızkımızı yarattı, sonra bizi yarattı. Onun için, dünyada en ahmak insan, rızkı için endişe duyandır; çünkü rızkın kefili Allahtır. Peygamber efendimiz de, (Rızkın için üzülme! Takdir edilen rızkın seni bulur) buyuruyor.

Afrika’da insanlar açlıktan ölüyor, başka yerde kazadan, diğer bir yerde zelzeleden ölüyor. Oradakileri öldüren kıtlık, kuraklık, buradakileri öldüren kaza, deprem ve benzerleri, birer sebeptir. Gerçek olan odur ki, rızkı biten ölür. Kimse kimsenin rızkını yiyemez, hiç kimse de rızkını bitirmeden ölmez.

Bir Allah dostu, çocuk yaşta bir talebesini çeşmeye, su almaya gönderir. Çocuk oraya gider; fakat bakar ki, arkadaşları oyun oynuyor. Testiyi bırakır, başlar onlarla koşup oynamaya. Aradan iki saat geçer, çocuk su getireceğini hatırlar, eyvah, yandım der. Alır testiyi, gider suyu doldurur, gelir; fakat gelince kendisinden daha büyük olan diğer arkadaşları, (Sen nasıl hocamızı bekletirsin) diyerek onu döverler. Yapmayın, etmeyin, vurmayın derken, Allah dostu gelir, ne oluyor diye sorar. Çocuklar, (Efendim, bu edepsiz tam iki saat oyuna dalmış, suyu geç getirdi, o yüzden onu haşlıyorduk) derler. Mübarek zat buyurur ki:
(Dokunmayın çocuğa! Allahü teâlâ ezelde herkesin rızkını ayırmış ve üzerine ismini yazmıştır. Bu arkadaşınız çeşmeye gittiğinde, bize ait olan su daha yoldaydı, o bizim rızkımızı bekledi. Allah bir gaflet verdi, unutturdu. Ne zaman bizim su çeşmeye geldi, o zaman hatırlattı. Dolayısıyla, o gittiği zaman dolduramazdı; çünkü o rızık bize ait değildi. Hiç kimse bir başkasının rızkını yiyemez.)