Samet Memiş


Isparta'da konut sorunu

Isparta'da konut sorunu


Ekim ayı başında Isparta seyir tepesi olan her yer ayağının altında görünen sidre tepesi halk deyimiyle (öküz battı) tepesinde oturup şöyle şehri seyrettim.

 

O serin, serin esen muhteşem meltemin serinliğinde memleketin 20 yılık geçmişi film şeridi gibi gözlerimin önünden akıp gitti.

 

Eski beldiye başkanları Mehmet Aybatılı, Yusuf Ziya Günaydın, Hasan Balaman, Yusuf Ziya Günaydın, Yusuf Ziya Günaydın ve nihayetinde mevcut belediye başkanımız Şükrü Başdeğirmen Sayın Başdeğirmen yeni seçildiği için kendisini hizmet konusunda tenzih ederek Şehre baktım. "Çünkü adam göreve geldiğinden beri geçmiş yönetimin enkazlarını temizlemekten daha önünü göremedi..." Küçük olsun benin olsun mantığıyla bugünlere getirilen şehirde rahmetli Balaman dışında elle tutulur bir hizmet yapan neredeyse olmamış.

Kentin ana temel sorunu olan konut sorunu için Belmaş ki o'da çok eski başkan olan Sayın Altan Raşit Civan'ın başlattığı ve Aybatılının devam ettirdiği konuta ek olarakta rahmetli Balaman'da 2 etap toki getirerek sorunu bir nebze gidermeye çalışmışlar ondan öte sıfır. Mütahit ve teşebüslerin elinde Sanal olarak artırılan konut fiyatları evi olmayan ihtiyaç sahiplerine Isparta Kentini zindana çevirmişler.

Çoğunluğu karı-koca çalışan memlekette ev sahibi olmak için bankaların faiz esiri olmayı göze alanlar ev sahibi oluyor. 100-120-130 metrekarelik faiz yükü evlerin Ötesinde rezilce bir yaşantı sonra...

 

Sonrası dar boğazlık...

Sonrası hüsran...



Dediğim gibi, şehir küçük olsun benim olsun mantığıyla kendinden sonra ki yaşayanlara yaşam hakkı bırakmamış köhne dar basık zihnihetin ızdırabını yaşıyor yeni nesiller.

 

 

Kentin onca konut olmaya elverişli sahasını yok milli park, yok tarımsal sit alanı, yok depremsel bölge, yok orman, hazine arazisi diye kapatmışlar.

 

Şehrin imarı sil baştan gözden geçirilmesi lazım ve serbest piyasayı denetleyen bir kurul devlet tarafından kurulmalı ki her önüne gelen sanal bir piyasa oluşturmasın kendine; Normalde beş para etmez bir yere bir kurum yada bir ayrıcalık taşıyan bina geldiğinde onu bahane ederek arsasının, evinin fiyatını 100'e katlamasın.

 

Gökçay huzur evi yanındaki arazi aşşağı kadar olan kısmı toplu konutlara kazandırmak için bir irade tecelli ederse ordan yaklaşık 10 bin evsizi ev sahibi yapacak. 10 bin ailenin orada ev sahibi olması şehre rahat bir nefes aldıracaktır. Bu siyasilerin işidir. Siyasilerin işi Vatandaşın sorularını ortadan kaldırmaktır. Siyasetçi dediğin kişide Vatandaşı adına cesur olması gerekir. 

Siyâset bahane üreten bir meslek değil. Vatandaşın ihtiyacı neyse onu gidermek için yetkisini, gücünü en iyi şekilde kullanması gerekir. Vatandaş, siyatçinin veli nimetidir. 

 

Vatandaş her zaman haklıdır