Samet Memiş


Bir şehirde sahipsizlik kadar kötü bir durum olamaz

Isparta’da okulların taşınmasıyla ilgili kriz, Vali Abdullah Erin’in devreye girmesiyle çözüldü. Velilerle bire bir görüşen Vali Erin’in aldığı karar, kamuoyunda olumlu yankı buldu.


Bir memleketin sahipsizliği en çok çocukların geleceğinde hissedilir. Isparta’da haftalardır konuşulan okul krizi, tam da böyle bir tabloyu gözler önüne serdi. Güçlendirme çalışmaları yetersiz bulunan okulların öğrencileri nereye taşınacak? Hangi lise, hangi ortaokula sığacak? Kararlar değiştikçe velilerin kaygısı, öğrencilerin belirsizliği büyüdü.

Tam da bu noktada Isparta Valisi Abdullah Erin devreye girdi. Velilerle bire bir görüşerek, masa başında değil sahada çözüm aradı. Sonunda da alınan nihai karar, kamuoyunun da vicdanını rahatlattı.

Artık Ahmet Melih Doğan Lisesi’nde ikili eğitim yapılmayacak. Gülkent Anadolu Lisesi Atatürk Ortaokulu’na, Mustafa Kaçıkoç Anadolu Lisesi Dömbekçi Ortaokulu’na, Naşide Halil Gelendost İlkokulu ise Hızırbey Ortaokulu’na taşınıyor. 1 Eylül’den itibaren öğretmenler yeni okullarında seminere girecek, 8 Eylül’de de öğrenciler ders başı yapacak.

Burada asıl üzerinde durulması gereken, neden her defasında bir krize sürüklendiğimizdir. Eğitim gibi hayati bir meselede plansızlık lüksümüz olmamalı. Veliler sokakta, öğrenciler belirsizlik içinde kalmamalı. Bir şehrin en önemli meselesi, çocuklarının eğitimi olmalı.

Vali Erin’in hızlı refleksi elbette takdir edilmeli. Fakat bu tablo bize şunu gösteriyor: Isparta’da eğitimin geleceği, günü kurtaran çözümlerle değil, uzun vadeli planlamayla güvence altına alınmalı. Çocuklarımızın sırtına yüklediğimiz her belirsizlik, yarınlarımızdan çalınan bir umut demek.