Murat Taşçı


Cumhur ittifakına sahip çıkan Ak kadrolara teşekkür ediyorum

Cumhur ittifakına sahip çıkan Ak kadrolara teşekkür ediyorum


Son günlerde sıkça dile getirilen ve çok önemli bir husus olan beka sorunu’nu Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından yıllardır dile getirilmektedir. Sayın Devlet Bahçeli’nin de bu konudaki açıklamaları da çok anlamlı olmuştur. Müslüman ülkelere yapılan saldırılar gün geçtikçe artmaktadır. Irak, İran, Yemen, Libya, Filistin ve sınır komşusu olduğumuz Suriye’ye bir çok operasyon düzenlenmektedir. Bunun sorumluluları da Amerika, Rusya ve Çin’dir. Rusya ile her ne kadar ekonomik iş birliğimiz olmuş olsa da Türkiye menfaatleri gözetilmesi gerekirken olaylara sessiz kalmakta, adeta Amerika tarafını tutar bir tavır sergilemektedir. Müttefik olarak bildiğimiz Amerika ve Rusya’nın nasıl bir müttefik olduğu da büyük bir soru işaretidir. Rusya tamamen kendi menfaatini düşünmektedir. Ancak ölen Müslüman öldüren ise hristiyandır. Suriye’nin kuzeyinde Türkiye’nin güneyindeki terör örgütlerine silah ve mühimmatı Amerikanın verdiği herkes tarafından bilinmektedir. Güvenli bölge oluşturulmak istenen Suriye’nin kuzeyindeki 40 km.lik şeritte bütün terör grupları, Amerika ve Rusya güçleri yer almaktadır. Şayet müttefik isek bu terör unsurlarını Rusya ve Amerika neden durduramamaktadır. Amerika ile Rusya arasında kirli ilişkiler, gizli anlaşmalar mı vardır? En azından ben öyle olduğunu düşünüyorum. Burada en kar’lı çıkan ise Çin’dir. Hiçbir şekilde müdahele etmeyerek, hiçbir masraf yapmadan orada söz sahibidir. Bu tür kirli oyunların olduğu bir dünyada, bütün kötü gözler Türkiye’nin üzerinde olmasından dolayı Cumhur ittifakına sahip çıkmaktan başka bir kurtuluş bulunmamaktadır. Devletimiz her ne kadar şer’i hükümlere göre yönetilmiyor olsa da herkezin istediği gibi yaşayabildiği, Camilere, okullara rahat gidilebilen bir ülkedir. Bekamızın olması demek güvenliğimizin olması, dinimizin olması, inançlarımızı rahatça yaşamamız, namusumuzun korunması demektir. Bugüne kadar da Allah’a şükürler olsun ki bekamız ile ilgili hiçbir şekilde taviz verilmemiş ve bundan sonra da verilmeyecektir. Şu an beka’nın dile getiriliyor olması Türkiye Cumhuriyeti Devletinin bir beka sorunun olduğu anlamına gelmesin. Bu hususların dile getirilmesi ancak ve ancak tarihimizden ders almamızı ve tedbiri elden bırakmamamızı hatırlatmak içindir. Ancak içerde ve dışarda bunu zedelemeye çalışan bir çok hain bulunmaktadır. 2002 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızın seçilmelere katılamaması, 2007 yılında 367 krizi olarak bilinen Cumhurbaşkanının seçilememesi ve Ak Parti’yi kapatma davası, 17-25 Aralık operasyonları ve bunun vücut bulmuş hali olan 15 temmuz hain darbe girişimi de bekamızı hedef olan yakın tarihimizdeki en büyük olaylardır. Fetihleri bir çok şair’e ve ozan’a ilham kaynağı olmuş bu millet yine aynı destenlarla bunlara karşı koymuş, kirli oyunları görmüş ve anında tokat’ını vurmuştur. Yine Ağustos 2018 ayında Amerika tarafından yapılan ekonomik saldırılara da Türkiye boyun eğmemiştir. Şuan da faiz’in ve doların beklenenden yüksek olmasından dolayı Ak Parti’ye oy yok diyen kişilere sesleniyorum. Bu ülkede enflasyonu tek hanelere düşüren Ak Parti’dir. 17 yıllık iktidarında millete rağmen hiçbir şey yapmayan, Söz de milletin, Karar da milletin diyen tek partinin adı Ak Parti’dir. Şimdi dışarıdan yapılan saldırılara karşı milletçe tek vücut olmamız gerekirken yine bu oyuna düşmeyelim. Türkiye Cumhuriyetinin son 17 yılda geldiği nokta bellidir. 1 ay rahatımız bozuldu diye bu çığırtkanlık neden? Bizim kahvede konuşup vatanı kurtarma politikalarımızın bizi yönetenler tarafından düşünülmediğini zannetmek de büyük yanlışlıktır. Şunu da belirteyim ülke yönetmek, devlet yönetmek kahvehaneden bağırmakla olmaz. 31 Mart Yerel seçimlerine doğru giderken Cumhur ittifakına zarar gelmemesi herşeyin önünde tutulmaktadır. Genel başkanlar bu konuda son derece hassas davranmaktadırlar. Siyaseten yapılan jestlerde Cumhur ittifakı olarak tek adayın çıkarıldığı il ve ilçelerde Gerek Ak Parti Kadroları ve gerekse MHP kadroları birlikte proğram yapabilicek olması da büyük bir avantajdır. Tabiki her iki partinin de aday çıkardığı illerde yani Isparta da hem seçim çalışması yapmak hem de Cumhur ittifakına zarar vermemek çok ince bir çizgidir. Bu güne kadar çizgiyi başından beri koruyan ve Cumhur ittifakını baş üstünde tutan Ak Parti teşkilatlarına sonsuz teşekkürler.