Senden müthiş bir belasın, yok benzerin ve eşin,
Çıkarcılık, yalancılık dalavere hep işin,
Kim ki ikbal ve iktidar koltuğuna otursa,
Hemen ona yanaşırsın el etek öperek,
Vay efendim, Vay Sultanım, beyim paşam diyerek...
Daha neler neler söyler ve ne diller dökersin,
Şakıyarak bülbül gibi onu okşar översin,
Mevki sena anlamına gelen elfaz kelimat
Sıralarsın hep onların cümlesi boş türrehat,
Her işine ve sözüne dersin aynı keramet,
Yokken asla hiçbirinde bir zerrecik isabet.
Onun hesap ve namına sağa sola ürersin.
Nezih üstün insanlara sıkılmadan söversin,
Koltuktaki bu sözlerden kabardıkça kabarır.
Unutarak kulluğunu "ALLAH oldunm ben sanır.
Tek başına bir ülkeyi idareye kalkışır.
Şirretlikte, şeytanlıkta firavunlarla yaraşır.
Faydalanıp bu halinden koparırsın menfaat.
Ya bol para, ya bir mansıp kesbedersin şetaret.
En sonunda hep bu yüzden koltuk çöker, kırılır,
Kalmaz ikbal ve iktidar, ondan sade dert kalır.
Sen o zaman gizlenirsin badireden kaçarsın,
Yeni gelen kişilerden güçlü bir dost ararsın
Nefret sana ey dalkavuk, ey iktidar güvesi,
Şeytematlar, mel'anetler, menfaatler yuvası.
Müfti Sadık Bilgiç
Yıl 1965
