Son istatistikler Isparta’nın Türkiye’nin en pahalı şehirlerinden biri olduğunu ortaya koyuyor. İlk bakışta şaşırtıcı gelebilir. “Ne alaka?” diyenler olabilir. Ancak bazen mesele büyük başlıklarda değil, küçük ama etkili detaylarda gizlidir.
Bir şehrin pahalı olup olmadığını anlamak için lüks tüketim kalemlerine bakmak yetmez. Asıl belirleyici olan temel ihtiyaç ürünleridir. Özellikle de gıda…
Bugün sofralarımızın en temel protein kaynağı olan et, neredeyse her evin mutfağına girmesi gereken bir ürün. Ancak Isparta’da et fiyatları çevre illere kıyasla dikkat çekici derecede yüksek. Konya’da serbest piyasada kırmızı eti 600 TL’ye kadar bulmak mümkünken, Isparta’da bu rakam 800–900 TL bandında seyrediyor. Aradaki fark azımsanacak gibi değil.
Üstelik mesele yalnızca etle sınırlı değil. Süt ve süt ürünlerinde yaşanan dalgalanmalar, birçok temel gıda kalemindeki artış da şehirdeki hayat pahalılığını doğrudan etkiliyor. Isparta ile Burdur arasında çok büyük farklar görülmezken; Uşak ve Afyon gibi illerle kıyaslandığında belirgin fiyat ayrışmaları ortaya çıkıyor.
Ve belki de en çarpıcı örnek…
Isparta denince akla ilk gelen ürün elmadır. Türkiye’nin en önemli elma üretim merkezlerinden biri olan bu şehir, bahçeleriyle ve üretim hacmiyle öne çıkar. Ancak bugün Isparta’da manav tezgâhındaki elma 100 TL’ye kadar çıkabiliyor. Başka illere gidiyorsunuz, aynı ürünü 50–60 TL bandında görmek mümkün.
İnsan sormadan edemiyor: Elma şehrinde elma neden daha pahalı?
Üretim merkezi olan bir şehirde, ürünün daha ulaşılabilir olması beklenmez mi? Nakliye maliyetinin neredeyse yok denecek kadar az olduğu bir yerde fiyatın iki katına çıkması hangi piyasa dinamiğiyle açıklanabilir?
Hayat pahalılığı yalnızca resmi enflasyon rakamlarıyla ölçülmez. Vatandaşın cebindeki gerçek tablo, market rafında ve kasap tezgâhında görülür. Eğer temel gıda ürünlerinde komşu illere göre yüzlerce liralık fark oluşuyorsa, o şehirde yaşam maliyeti doğal olarak daha yüksek hissedilir.
Isparta’nın pahalı bir şehir olarak anılmasının arkasında işte bu “detaylar” yatıyor. Küçük gibi görünen ama her gün tekrar eden harcamalar, zamanla büyük bir yük haline geliyor.
Belki de artık şu soruyu daha yüksek sesle sormanın zamanı gelmiştir:
Isparta gerçekten pahalı mı, yoksa biz bu farkı normalleştirmeye mi başladık?