“Sandık konuştu” diyenler haklı.
Ama siyasette bazen sandık sonucu her şeyi anlatmaz.
7 Ocak Çarşamba günü Isparta Şoförler ve Otomobilciler Odası’nda sandık kuruldu, oylar sayıldı.
Rakamlar netti:
Mehmet Yücedağ: 676
Faruk Daşdöner: 473
Hasan Kınay: 101
Kağıt üzerinde kazanan belli.
Ama mesele zaten kağıt değil.
Yıllardır koltukta olan bir başkan, mevcut yönetimin tüm imkânlarını seferber ederek, tabiri caizse zorlana zorlana seçimi aldı. Bu bir gerçek.
Sandıkta kazandı ama rahat bir galibiyet değildi.
Bu sonuç, gücün artık eskisi kadar sağlam olmadığını da açıkça gösterdi.
Asıl dikkat çekici olan ise Faruk Daşdöner’in ortaya koyduğu tabloydu.
İlk kez aday olan, arkasında makam, koltuk ya da yılların alışkanlığı olmayan bir isim…
Sadece sahadan, esnaftan, birebir temasla aldığı 473 oy.
Bu rakam tesadüf değil.
Bu rakam bir başlangıç.
Faruk Daşdöner bu seçimle ne kazandı?
– İsmini değil, ağırlığını kabul ettirdi
– Kiminle, nasıl yürüdüğünü gösterdi
– Bir sonraki seçimin “iddialı” değil, doğal adayı olduğunu ilan etti
Daha da önemlisi şunu yaptı:
Kurumsal duruşu ve deneyimli kişiliğiyle, Isparta’da yeni bir aktör olarak kendini ispatladı.
Bu seçim, Daşdöner’e ciddi bir ivme kazandırdı.
Siyasette ve meslek odalarında en zor şey momentum yakalamaktır.
O momentumu yakaladı.
Bugün başkan değil, doğru.
Ama artık masada oturulacak isimlerden biri.
Görmezden gelinecek biri değil.
“Bir dahaki sefere bakarız” denecek biri hiç değil.
Velhasıl kelam…
Evet, Mehmet Yücedağ kazandı.
Bugün başkan. Nokta.
Ama bu seçim şunu net biçimde gösterdi:
Faruk Daşdöner kaybetmedi.
Aksine, geleceğe dair büyük bir potansiyel ve güçlü bir siyasi sermaye kazandı.
Bu film burada bitmedi.
Asıl sahne şimdi kuruluyor.