Ey yar! Gidişin geçti gözlerimden ansızın
Yedi gün yedi gece süren tek hecelik şarkılar misali
Yedi asır boyunca yedi renkten gözlerin
Saçlarımda menevişler ufkun maviliğinde yakamozsun
Yokluğuna çare bulmak zor şimdi Hüznümü eziyor çilekeş seneler
Bakışların güldür gülden kıskanırım En uzak bahçelerin nazlı çiçeğisin
Hasretine mahkûm idamlık benim Yürüdüğüm yolların her karışında kahır var
Mesafelerden örüldü dikenden özlemlerim Mevsimler sarhoş oldu, saçların ahenginden
Seninse Kaf dağları'nda geziyor hayalin Sonbahar yaprakları sen diye düşer yüreğime
Kainatın her zerresinde sakınıp kıskandığım sevgilim, Ötelerden bir ses ağıt yakar içimde, mahzun
Ey aşktan kadehim! Sensiz şaraba döndü zehirler
Ey kör karanlıklara mum ışığım! Sensiz yorgun geceler
Usulca yağan yağmursun avuçlarımda Nisanda dökülen üç beş çiğ damlasıyla
Hiçliğin kapısı bir gece vakti çalındı Açıldı elçilerin gizem sandıkları
Duyuldu kralların mühürlü fermanları Beyazdan atlar, ışıktan arabalar ve binbir renkten çiçekler
Termesso'stan bir güzel geçti dediler, Kralından en büyük aşklara davet vardı şimdi
Bir dolunayda anlatılacak tiyatrosunun kadim taşlarında Leke tutmaz beyaz giysilere böründüm
Sen kokan renkli çiçeklere süründüm Hüzünle akan nehirler artık tül sallıyor
Gözlerimde yaşlar, adım adım yürüdüm Ay ve yıldızlar, dağlar ve denizler, bu gece huzurdalar
Beyaz sakallı yüzlerin çizgili alınları, sanki maziden kalmış bakışları
Sonra bir bir anlatıldı aşklar O anda dökülüyordu şahitlerin gözlerinden sel vari yaşlar
Geceden ruhuma inen bir ses vardı Ey hasreti idama mahkûm olmuş uzak diyarların yolcusu
Sırada sen varsın, ışıklı arabanın güzeli kim dediler?
Ey yar! Istanbul sabahı ezanıyla gelen serinliksin Side'nin nar çiçekleri örneğidir.
Perge'nin sarhoş türküleri özlemini çağırmakta Beklemekteyim umarsız seher vakitlerini
Akdeniz'in sabır gecesini yırtıyordu ışığın Gözlerinde yalnızlığıma uzağında ellerin
Her bakışı ömre bedel, gül kadifeliğinde elleri Kadim Aspendos toptanlarının yalnız sahibesi
Kurak toprakları ıslatır bakışları, rüzgarlar savrulur saçlarından
Ey geceyi kıskandıran gül-i ezhar! Nergis-i müzehher! Tabiat Ahu Gözlerine aşıktır,
Güzellikler cümlesi Kadim aşklar Onu anlatır, güzelliğine bakışlar donar
Pataranın bahçelerinden savruldu kum fırtınaları Beni kutladı insanlar ve tabiat güzelliğine ağladı
Şua'lı güller döküldü Termessos'un sokaklarına Nehrüssema ve Mührü mah söküldü yerinden
Topraklar yağmura sırtını döndü Hüznümü misafir
Termessos'tan bir güzel geçti yüreğimden İçimdeki geceler sende kaldı.
Ey nur-i mücessem